Arbeitkündigung türkce isten cikis
İşten çıkarmada görülen en yaygın hatalar (1.Bölüm)
İster işçi, isterse de işveren olsun, iş sözleşmesinin feshinin geniş kapsamlı sonuçları vardır.
Bundan ilave iş sözleşmesinin feshi zamanı yapılan hatalar taraflar açısından önemli yararlar
ve dezavantajlar oluşturmaktadır. Sizlere 16 yıllık avukatlık kariyerime dayanarak fesih
zamanı yol verilen yaygın hataları dikkatinize sunmak istiyorum.
1. Tebliğ yazılı yapılmış mıdır?
İşveren iş akdinin feshi tebliğini yazılı bir şekilde yapmalıdır. Bunun anlamı fesih işleminin
kağıt üzerinde orijinal imza ile bildirilmesi gerektiğidir. Tebliğin kopya, faks, tıpkıbasım
imza veya elektronik posta ile gönderilmesi hukuki açıdan geçersizdir. Sözlü olarak yapılan
tebliğler de geçersizdir (örneğin, “Eve git ve bir daha gelme” şeklindeki tebliğ şeklinin hukuki
bir geçerliliği yoktur).
2. İş akdinin feshi tebliği yanlış kişi tarafından imzalanmış mıdır?
İş akdinin feshi tebliği işveren tarafından bizzat imzalanmalıdır. Eğer fesih tebliği
vekaletnamenin aslı sunulmadan başkası tarafından imzalanır ve işverene anında bildirilirse,
bu durumda fesih tebliği geçersiz olmaktadır (Federal İş Mahkemesi, 14.04.2011, 6 AZR
727/09). Aynı durum feshin bir GmbH şirketinin müdürü veya temsilcisi tarafından
imzalanmadığı durumlarda da geçerlidir.
3. İşyeri işçi temsilciliği durumdan haberdar edilmiş midir?
Eğer bir işyerinde İşçi Temsilciliği varsa işveren akit feshini sebepleri ile birlikte bu
temsilciliğe bildirmesi gerekir.
4. Davranışa dayalı fesih – iş akdinin feshine yönelik hangi sebepler geçerlidir veya
hangi sebepler tükenmiş olarak kabul edilmektedir?
Birçok işveren öfke anında davranışa dayalı iş akdinin feshini tebliğ etmektedir. Ani
davranışa dayalı fesih tebliğleri fesih koruma sürecinde çoğu zaman geçersiz olmakta ve
daha pahalı sonuçlar doğurmaktadır: Bu durumda işveren çoğu zaman hiçbir koşulda ödemek
istemediği belli bir tazminat ödemekten kurtulamamaktadır.
Davranışa dayalı iş akdinin feshedilebilmesi için uyarı yapılması genelde önkoşuldur.
Bu koşulun istisnaları çok azdır. İş dünyasında birçok işverenin yaptığı uyarıların hukuki
geçerliliğinin olmaması endişe vermektedir. Tipik hatalar şunlardır:
- Uyarı ve iş akdinin feshi aynı konuya dayanmaktadır:
Örnek:
İşçi bir ayda 10 defa işe geç geldiği için uyarılmaktadır. Bir sonraki gün ise aynı sebepten iş
akdi feshedilmektedir.
- Uyarının içeriği belirsizdir.
Örnek:
Siz son zamanlarda çoğu kez işe geç geldiniz.
Doğrusu ise şudur: “sizin saat 7.30’da işe başlamanız gerekir. Fakat siz 01.10.2010
tarihinde 8.22’de, 07.10.201 tarihinde ise 8.05’de işe geldiniz.
- Uyarı verilirken davranışın tekrarlanması durumunda iş akdinin feshedileceği
belirtilmemektedir.
Örnek:
“Bir daha geç kaldığınızda bunu kabul etmeyeceğiz”.
Doğrusu ise şöyledir: “Eğer bir daha geç kalırsanız işinize son vereceğiz”.
5. Önceden haber vermeden yapılan fesihler - İki haftalık dönemde yapılan hatalar:
Önceden haber vermeden yapılan fesihlerde genelde fesih süresine dikkat edilmemektedir.
Çünkü Medeni Kanunun 626’cı maddesine esasen önceden haber vermeden yapılan fesihlerde
fesih sebebi de belirtilerek iki haftalık süre dikkate alınmaktadır. Eğer bu iki haftalık süre
dikkate alınmazsa, bu durumda önceden haber vermeden yapılan fesih işlemi geçersiz
olmaktadır.
Örnek:
İşveren işçinin 1.10., tarihinde işyerinde diğer çalışanlara hakaret ettiğini ve fiziki güç
kullandığını tespit etmektedir. İşveren haber vermeden işçinin iş akdini 16.10.,’da
feshetmektedir. Bu feshetme işlemi geçersizdir. Bu işlemin geçerli olabilmesi için olağan
fesih işlemi yapılmalıdır. İşveren de iş akdinin feshi ile ilgi vadenin bitmesine kadar işçinin
maaşını ödemelidir.
